22 Haziran 2009 Pazartesi

Kısa, kısa, kısa...

Şu aralar canım tek bir kelime bile yazmak istemiyor.

Bir zamanlar hayatı seyrediyor olmaktan şikayet ederdim, şu aralar oynuyor olmaktan şikayetçiyim. Beni başrollerden alacak biri yok muuu?

Yaşadığım yoğunluktan ve aile içi hastalıklardan dolayı (annem hastanede yatıyor) ihmal ettiğim herkesden özür diliyorum. En başta sadık takipçilerimden ve sonra da "iyi ki doğduk" blogundaki doğum gününü atladığım herkesten... Yarın ilk işim özenle seçtiğim kartları postalamak olacak.

Biraz tv. seyredeyim dedikten hemen sonra, "aman izlesem ne olacak, hep aynı şeyler" deyip bilgisayara geçmeye karar vermek ve yine akabinde birden onun başında da neler yapabileceğini hayalinde canlandırarak daha başlamadan usanmak, eline bir kitap almak ama konsantre olamamak, acıkmak ama değil mutfağa mutfak tarafına bile geçmek istememek, hem uyumak hem uyanık kalmak istemek, falan, filan, vesaire, vesaire....... Ne ile bağdaştırılabilir? Evimi ve bildik düzenimi özleyecek kadar buradan gitmek istemekle olabilir mi?

Kıbrıs brandysi, üzümlü ve fındıklı draje çikolatalar ve Mariza'dan Meu Fado Meu müthiş gidiyor. Tek kelime yazmak istemediğim şu anda arka arkaya hiç düşünmeden tuşlara basmamı sağladıkları için hepsine minnettarım.

Ayrı kaldığım bu zaman zarfında yaptığım en iyi şey bir kurs bitirmek ve sertifikamı almak oldu. Yakında kursta yaptığım şeyleri fotoğraflayıp hepsini burada sizlere göstereceğim.  Birden karar vererek orta yerinden içine dalmama ve üstüne üstlük arada (arada mı?!) kaytarmalarıma rağmen el yatkınlığım ve çabuk anlama yeteneğimle aradaki açığı hemen kapattığımı ve hak ettiğimi düşündüğüm ".........................................176 saati başarıyla tamamlayarak bu sertifikayı almaya hak kazanmıştır." yazılı bir sertifikaya sahibim şimdi. Yaşasın!!!

LG KG800 telefonumun tuş takımı aydınlatması bozuldu diye üye olmadığım cepforum kalmadı. Birinden de bir bilen çıkmaz mı kardeşim! Uzunköprü'de yetkili servis veya adam gibi bir telefoncu var da biz mi gitmedik?

Bu aralar en çok hoşuma giden şey, Arda'nın durup dururken ya da gece uykusundan uyanarak birden, "anne seni çok seviyorum!" demesi...

Haaa bir de, bir-iki hafta iki tarayıcım da çalışmadı. Explorer ve Opera. Tam açılacakmış gibi olurlarken imleçin yanındaki kum saati birden kaybolarak eski haline geri döndü. Sanki hiç açılmalarını talep etmemişim gibi... Operayı tekrar kurdum yine sonuç alamadım ve sonunda kaldırdım. Explorer 7.0 yerine de 8.0'ı kurdum ve şu an onu kullanıyorum fakat o da bir türlü blogumu açmıyor. Offf...

Brandy uykumu getirdi. Stop! İyi geceler. Stop!

8 yorum:

Tibet'in annesi dedi ki...

Çok geçmiş olsun, umarım annen iyidir?

Haykoliq dedi ki...

Valla tarayıcı sorunu nefretlik bir durum...
Bende benzer bir sorun yaşadım...
Önce Firefox gitti,ardından Opera...
Allahım beni yine explorer'a muhtaç ettin derken o da gitti...

Chrome ile Safaride uyuzluk yapınca mecburi format...(-Arada Netscape dahil 3-4 tarayıcı daha kullandım... =) )

Allah Firefox'u başımızdan eksik etmesin...

CHAOTIC dedi ki...

@Tibet'in annesi; çok teşekkür ederim. Daha iyice... Sevgiler.

@Haykoliq; doğru diyorsun. Çıldırmama az kalmıştı benim de... Explorer'a muhtaç kalma durumuna ise aynen katılıyorum. :) Neyse ki uzun sürmedi. Dediğin gibi Firefox'tan Allah razı olsun. :D Tıkır tıkır açıyor her yeri. Aman maşallah diyeyim. :)

Ufuk Ilter dedi ki...

Bütün işlerinin düzene girmesini, bir an önce annenin iyileşmesini, sık sık yazmanı diliyorum..

CHAOTIC dedi ki...

@Ufuk Ilter; çok teşekkür ediyorum ve umuyorum ki aynen dediğin gibi olsun; en kısa zamanda... Sevgiler.

Bızbız ve Bıtbıt Bİr Hayat Hikayesi dedi ki...

seni bu havalar mahvetmiş bence :)

zoitsa dedi ki...

uzunköprülü biri olarak telefon konusunda kimseye güvenmediğimden yardım edemeyeceğim maalesef:( ..her gelişimde aklıma geliyorsun bu arada:)

neslihan dedi ki...

Çok geçmiş olsun,annene acil şifalar diliyorum.sevgilerimle...