20 Eylül 2010 Pazartesi

Fasülyelerim


Berkay'ın anaokulu ve ilköğretim 1.sınıfa başladığı gün daha dün gibi. O sıralarda Arda aklı, fikri karıştırmakta olan 2 yaşında bir bebekti. Yarın Berkay'ım 5.sınıf öğrencisi oluyor ve Arda'm da geçen haftaki uyum programıyla uzun bir eğitim hayatının ilk basamağı olan anaokuluna başladı. Bu sefer maaile eğitim hayatı mücadelesinin içine girmiş olduk. Ehh benim mesaim de böylece başladı. 

Bu arada benim minik kuzularım ne çabuk büyüdüler?

Zaman geçiyor. Bebeklerimiz çocuk, çocuklarımız genç, gençlerimiz yaşını başını almış kadın ve erkekler olurken ki ben daha hala saçları örgülü ilkokul fotoğraflarıma bakıp nasıl bir anda büyüyüp kocaman bir kadın ve anne olduğuma şaşar kalırım; belki annem benden daha fazla şaşar. Dünya dediğimiz bu kocaman telaş yumağının içinde debelenip dururken çok şey kaçırdığımızdan mı bu şaşkınlığımız? Her ãnı karelere sığdıracağız diye uğraşırken tadını çıkaramamaktan mı? İlk emeklemesi, ilk kahkahası, doğum günleri, mezuniyetleri vs. bir makinenin kadrajında ölümsüzleşirken aynı anda yüreğimize çekememekten mi? Artık eskisi kadar uğraşmıyorum her ãnı ölümsüzleştirmek adına... Onlarla geçen her günümü doya doya yaşıyorum, her ãnın tadını çıkartıyorum, pamukların arasında yetiştirip, büyütmeye çalıştığımız fasülyeler gibi heyecan, merak ve sevinç içinde izliyorum onları... "Çocukların en güzel zamanları; yanınızda ve hala size bağımlı oldukları zamanlar..." diyen annemi daha iyi anlıyorum. Artık her istediğinde beni göremeyen ve artık sadece telefondaki ses tonumdan nasıl olduğumu çıkartmaya çalışan annemi...

Kıymetini bilmek gerekir bu günlerin. Doya doya sarılıp kokladığımız, öptüğümüz, ne yiyip, ne içtiğini bildiğimiz, uykusunda ağladığında koşup yanına gidebildiğimiz, bir kabustan tutup çıkardığımız, zarar görmesin diye kaplan kesildiğimiz, her şeyden çok her zaman, her şartta yanında olabildiğimiz bu günlerin kıymetini bilmek gerekir.

Pamuklara sarıp sarmaladığımız, suladıkça yeşeren, özenle bakıp büyümelerini  an be an sevinçle takip ettiğimiz,  boy boy değişecek başka saksılara, topraklara geçmeden önce belki bir yoğurt kasesinde ama sadece bizim olan fasülyelerimiz onlar bizim. Şimdilik...  


Sadece sizinken ve henüz hala pamukların arasındayken fasülyelerinize iyi bakın, onlarla geçen her ãnın keyfini çıkartın...  
(Hiç büyümeseler mi acaba?)

4 yorum:

Aylin Ünlü dedi ki...

Mükemmel ifade etmişsin Chaotic,zaman çabuk geçiyor ve zamanın içerisinde akıp giden an'ları çabuk yakalamak lazım,evreler göz açıp kapayıncaya kadar atlanmış oluyor.

Tan dedi ki...

Müjgan Abla hayırlı olsun Arda Bey'in uzun ve yorucu okul hayatı. İnşallah güzel anılarıyla dolu geçer bu uzun yılları. Başarılar diliyorum.

CHAOTIC dedi ki...

@Tan; çok teşekkür ederim canımmm. İnan profiline gidene kadar tanıyamadım. İsim değişiklikleri yapmışsın. =) Bu arada blogundaki fotoğraflara bayıldım. Devam. ;)

Tan dedi ki...

ben bir değişiklik manyağıyım biliyorsun ablacımm:) teşekkür ederim. öpücükler