1 Nisan 2009 Çarşamba

Siz Hiç Endoskopi Yaptırdınız mı (Doktor Bey)?

Yazılarımın arası gün geçtikçe daha fazla açılmaya başladı biliyorum fakat son dört beş aydır çektiğim ağrı son zamanlarda dayanılamaz bir hale geldi ve ben her zaman iş bu raddeye gelince kendi kendime doktorculuk oynamayı bırakıp bir doktora gittiğim için hastalıklarım hep ilerlemiş bir boyuta geliyor. 

Gittiğim genel cerrah beyefendi, ağrının karnımın sağ üst tarafında olmasına rağmen endoskopi yapıp mideme bakmak istedi ki endoskopiden senelerce kaçmış bir insan olarak, "ama mide sol tarafta, benim ağrım sağ tarafta, mide ile ilgili bir problemim olduğunu sanmıyorum" diyerek gene kendimi beynimden hızla geçen düşüncelerle kaçış planları yaparken yakaladım. Ben o planları yapıp aynı zamanda düşünce hızıma yetişemeyen kelimeler sarf ederken dr. önündeki kağıda endoskopi ve ultrason tetkiklerini işaretlemişti bile...

İki gün sonra ayaklarımın geri geri gitmesine rağmen endoskopi için tam vaktinde hastanedeydim. Eşimle sırada beklerken sürekli açılıp kapanan kapının ardında gördüğüm dinlenme odası bana bu işin o kadar da basit olmadığını ispatlar gibiydi. Sonra endoskopinin ardından sedye ile dinlenme odasına alınan hastalar gördüm ama hepsi çok yaşlı insanlardı. "Yok canım" dedim, "ben biter bitmez çıkar giderim". Bu arada sağolsun tek başına gelmiş ve korkudan neredeyse bayılacak bir bayanın kendi kendine yaptığı sesli telkinler vardı kiii... 

 "Ya geçen akşam televizyonda bir adam gösteri yaptı izlediniz mi?" 
Ben gayet ciddi ve umursamaz bir şekilde, "hayır izlemedim!"
"Keşke izleseydiniz. Adam boğazına ne bıçaklar, kılıçlar soktu, taa midesine kadar girdiler. Biz de bir hortumdan korkuyoruz işte... Ne olacak değil mi sanki? Hı?"
Ben, "hııııııı....." 

Eşime bakıyorum, gülüyor. Ben de gülüyorum. 

Vakit o kadar ağır ilerliyor ki. Giren çıkmak bilmiyor. Neyse, sıra bana geliyor ve hemşirenin ardından ilerliyoruz. Eşime, "tanıdım sizi..." diyor. Sevgililer Günü'nde aynı yerde yemekteymişiz. Eee burası küçük bir yer. Eşim belki de o cesaretle, "ben de eşimin yanında kalabilir miyim?" diye soruyor. "Hayıııııır" diyor hemşire, "sizi dışarıya alalım lütfen." Sonra bana dönüyor, "çizmelerinizi, boynunuzdaki kolyeyi ve saç bandınızı çıkartıp sol tarafınıza uzanın." Çok soğukkanlı duruyorum ama içimde fırtınalar kopuyor. O sırada mideme girecek olan hortumu görüyorum. "Canım incecik, ucu ışıklı bir hortum..." diyenlere, "serum hortumu gibi mi yani?" diye sorduğumda böyle ellerini üç aşağı-beş yukarı hareketiyle sallayarak, "gibi, gibi..." dedikleri aklıma geliyor. "Yok" diyorum, "bu hortum olamaz, herhalde bunu başka bir şey için kullanıyorlar, daha ince, daha kısa bir şey olmalı..."

O sırada dr. başka işlerle uğraşıyor ve hemşire de bana yapılacak olan işlemi anlatıyor. "Siz ne kadar rahat olursanız işlem o kadar çabuk ve kolay olur, sadece burnunuzdan nefes alabileceksiniz, bunun için panik olmayın tamam mı?" gibi şeyler söylüyor ve tam o esnada aklıma anestezi geliyor. "Bana hiç değilse boğaza bir sprey sıkılarak uyuşturulduğu söylenmişti, yapmayacak mısınız?" diye soruyorum. Özel hastanelerde yapıyorlarmış. Gene de beynim uyuşmuş bir halde sol tarafıma yatıyorum. Dr.la gözgöze geliyoruz. Odaya girdiğimden beri ilk defa ağzını açıyor ve dediği şey de, "bana direnç gösterme tamam mı?" oluyor. "Ahh" diyorum, "ne kadar güzel, ne kadar kibar..." Tam, "siz hiç endoskopi yaptırdınız mı doktor bey?" diyeceğim, hemşire gene tercüman gibi araya girerek ve söyleneni yumuşatarak bana, "burnunuzdan nefes alın ve rahat olun ki işlem uzamasın." diyor. Dr. ağzımın açık kalması için yuvarlak bir şey ısırttıktan sonra o yuvarlağın ortasından inanamadığım (bana yalan söylediler, bana yalan söylediler, bu hortumdan bahsetmediler), ucu ışıklı hortumu salıyor, gözümde yaşlar öğürmeye başlıyorum. Sanki odadaki hava bitmiş, öleceğim gibi geliyor ve hızlı hızlı burnumdan nefes alıyorum. Bir yandan da ne kadar sakin olursam o kadar çabuk kurtulacağım düşüncesiyle rahat olmak için çaba sarf ediyorum ve başımda bik bik bik konuşan hemşirenin dediklerinden anlıyorum ki, ben bu işi iyi götürüyorum. "En zor kısmı geçtik, çok güzel" diyor hemşire. O sırada mideme salınan hortum da duruyor. "Oh" diyorum, "bitti galiba, şimdi hepsini geri çekecek." Hayır, saldıkça salıyor, saldıkça salıyor. Çıkan deklanşör seslerinden midemden çeşitli pozların yakalandığını anlıyorum ve nitekim elimde pembe pembe mide fotoğraflarımın olduğu ve zaten bildiğim gastrit teşhisinin konduğu bir kağıtla dinlenmeden dışarı çıkıyorum. 

Sonuç: Gastritin şikayetçi olduğum ağrıya yol açamayacağı, bu yüzden pazartesi günü ultrasona girmem gerektiği söyleniyor ve ben, bana Uzunköprü kadar uzun gelen hortum maceramın geçtiği Uzunköprü Devlet Hastanesi'nden boğazım ve içim acıyarak ayrılıyorum. Ne vardı, önce ultrason tetkiki yapılsaydı da ben boş yere bu eziyeti çekmeseydim? Ama pardon burası Türkiye ve işler hep tersinden gidiyor değil mi?

ChaotiC 

25 yorum:

cesetizleri dedi ki...

kıyamam ki ben sana.. kötü bir insan değilim aslında ama cidden nefret ediyorum doktorlardan. sanki çok kolay bir şey. hıh..
geçmişler olsun tekrar tekrar. eşini tebrik ettim. benim gloom da bana böyle destek olur mu ki :))

Nily dedi ki...

ooff Chaotic yaa, çok zordur o bilirim.. başa gelince mecburen katlanıyor insan..çok çok geçmiş olsun, umarım en kısa sürede toparlanırsın.sevgiler..

şirinem dedi ki...

canım benim geçmiş olsun ya inan çok üzüldüm biran kendi başıma gelse ne yaparım diye düşünmeden edemedim ama ben bilemiyorum ya yinede senin adına çok sevindim ki çok çok öneli birşey çıkmamış :)geçmişler olsun

saklıdefter dedi ki...

Canım çok geçmiş olsun, keşke can acıtıcı eylemi sona bıraksalardı ama neylersin...Güzel olanı gastrit:)Tekrar geçmiş olsun canım, sağlıklı günler...

CHAOTIC dedi ki...

@cesetizleri; canım benim, çok teşekkür ederim. Ben eminim senin gloom'dan... :D Çünkü söz konusu olan sensin. :)

@Nily; dediğin gibi başa gelince çekiliyor dediğin gibi... Korkunun ecele faydası yok. Son yapılacak olan tetkikten sonra verilecek ilaçlarla umarım ki rahatlayacağım. Çok teşekkürler...

@şirinem; teşekkür ederim. Evet midemde önemli bir şey çıkmadı çok şükür. Umarım ultrason sonuçlarım da iyi çıkar ve basit bir kaç ilaçla tedavi olurum. Sevgilerimle...

@saklı defter; teşekkürler... Bu işlere akıl-sır ermiyor. Vardır bir bildikleri diyoruz ama mantığını anlayamıyoruz. Hayır açıklamıyorlar da... Zaten bazı dr.lar var ki, ağzından cımbızla laf alıyorsun. Arada denk geliyor işte böyleleri... Hepimize sağlıklı, huzurlu günler...

Aylin Zeynep dedi ki...

Çok çok geçmiş olsun Chaotic,kısa sürede toparlanmanı ve geride bırakmanı diliyorum.

ZehirliÖrümcek dedi ki...

Büyük geçmiş olsun! Yazıyı okurken az daha dışarıya çıkarıcaktım içimdekğileri! Okurken dayanamadım...

Allah sağlık versin yaa! Tekrar geçmiş olsun.

Zeugma dedi ki...

Canım sana ne oldu böyle :(
Geçmiş olsun..

Kendi derdinle uğraştığın yetmez gibi bir de bir sürü sinir bozucu olayın içine girmişsin.Kıyamam sana :(
Hastane,hemşire,doktor..Şans işi.Ellerine düşmeyegör.Çoğu zaman sinirleri laçka ediyorlar,dayanamıyor insan, daha beter hastalanıyor.
Kendine dikkat et, iyi bak lütfen. Çabucak toparlan ve eskisi gibi yazmaya başla ayrıca..
Özledim çok ;(

CHAOTIC dedi ki...

Çok teşekkür ederim hepinize... Kesin teşhis konulup ilaç tedavisine başlandığında -ki umarım sadece ilaç tedavilik bir şeydir- daha da iyi olacağım inşallah. Zeugma; ben de özledim. ;) :)

YOSUN dedi ki...

geçmiş olsun.ne yazık ki ben de endoskopi mağdurlarındanım.hem de karekök mağdur...ben 12 yıl önce kadar girmiştim.ben de kandırılmıştım,serum hortumu gibi,diye.ama kalın elektrik kablolarındandı.işin kötüsü ben gözümden yaşlar gelerek öğürüp dururken,Allah'ım bitse diye dua ederken,fırlama bir hemşirenin gelip ipe sapa gelmez acayip konular açıp doktorla sohbete başlaması,doktorun bana "yutkun" komutu verecek fırsatı bulamaması,dikkatinin dağılması...falan falan.işlem bittiğinde sinirden gözümden yaşlar akarak çıktım odadan ve aslında özelikle hemşireyi bir kaşık suda boğabilirdim sinirden.boğazım öyle tahriş olmuştu ki 3gün çorba içtim sadece.ama yatmadım hastanede,zaten başka bir ilden gelmiştim hastaneye.sonraki dönemlerde kronik farenjit,yemek yerken yutkunma zorluğu başladı.o günle bir alakası var mı bilmiyorum.işin en kötü yanı raporda zaten bildiğimiz gastritten başka bişey çıkmadı.kötülüğü şurada.endoskopi olmama sebep olan sürekli mide bulantılarımın sebebini bir kaç gün sonrasında kendim tespit ettim.o aralar kullandığım bir ağız gargarasını endoskopi yapılınca bıraktım.ve bulantılarım da kesildi.boşu boşuna Karabük'ten Ankaralara gidip endoskopi yaptırdığımla kaldım.Allah beterinden saklasın ne diyelim...

CHAOTIC dedi ki...

@YOSUN; uzun zaman olmuş ama size de çok geçmiş olsun. Hiçbir dr.un iyice sorup anlamadan, öğrenmeden endoskopi yapmaması lazım. Allah bilir size, "sürekli kullandığınız bir ilaç veya başka bir şey var mı?" diye de sormamışlardır.
Beni de önce ultrasona alsalardı endoskopiye gerek kalmayacaktı. Yaşadığımız yerde özel hastane olsaydı ve ben oraya gitseydim eminim böyle olmazdı. Mesela, endoskopiden sonra en az bir buçuk saat bir şey yenilmemesi, sigara ve alkol kullanılıyorsa iki gün uzak durulması falan gerekiyormuş. İşlemden sonra bana bunlar bile söylenmedi. Elime bir kağıt tutuşturdular o kadar. Neyim olduğunu kağıttan okuyarak öğrendim. Ağızlarını açıp açıklama yapmak o kadar zor geliyor ki. Allah'tan sigara ve alkol kullanmıyorum ama eve gelince sabahtan beri aç olduğum için tıka basa karnımı doyurdum ve sonra mide ağrısından akşama kadar yattım.
Maalesef Türkiye'de devlet hastanelerinin ve çalışanlarının durumu ortada. En basitinden, bir memur, bir temizlik görevlisi bile hastaları azarlama ve horlama hakkını kendinde görüyor. Hatta bazıları var ki, doktorlar onlardan çok çok daha iyi.
Her zaman dediğim gibi istisnalar ve işlerini layıkıyla yapanlar elbette var ama genelde durum bu... Yazdığınız için teşekkür ederim. Görüşmek üzere...

thesaurus dedi ki...

sanki keyfi yaptırıyormuşsun gibi doktorun tavrı.. "ne zorun vardı da geldin başıma bela oldun!" der gibi.. haklısın, burası türkiye. doktora laf edersen o kadar yıl kim okudu diye bir dövmediği kalır. bunlara da memur diyorum ben, doktor değil bunlar!

Gökkuşağı dedi ki...

Sabır ve sevgilerin birleştiği Dostlukların daha çok büyüdüğü Belki yorgun belki yoğun Yinede mutlu ve umutlu Güzellikler dolu günler Seninle Olsun

CHAOTIC dedi ki...

@thesaurus; o kadar haklısın ki. Ben hastalık hastası bir insan değilimdir ve elimden geldiğince dr.a gitmeyip hastalıklarımı kendi kendime atlatmaya çalışırım. Bu kadar şeyi hele hele endoskopiyi göze aldığıma göre demek ki gerçekten ciddi bir durum var ortada ve bu sabah girdiğim ultrasonda da tıpkı endoskopide olduğu gibi önemli birşey çıkmayınca ve ben dr.a gerçekten çok ızdırap çektiğimi ve ağrının başka neden kaynaklanabileceğini sorduğumda ağzında cakkıdı cakkıdı çiğnediği sakızıyla, "nerden bileyim ben?" dedi. :)) Trajikomik değil mi?

CHAOTIC dedi ki...

@Gökkuşağı; güzel dileklerin için teşekkür ederim. Güzellikler hepimizin olsun. Sevgilerimle...

YOSUN dedi ki...

Teşekkür ederim chaotıc.Ben endoskopiyi Ankara G.A.T.A 'da olmuştum aslında.Bir yorum yapmıyayım :)

YOSUN dedi ki...

Geçmiş olsun size de,umarım öneli bişey çıkmaz,gerçi başka bir araştırma çalışması kaldı mı bilmiyorum...ne olacak?burada bitti mi?

CHAOTIC dedi ki...

@YOSUN; ben de ilk İstanbul G.A.T.A'da aynı şikayetle dr.a gitmiştim ama malum orada bu işlemler için çok zaman sonraya gün verdikleri için yarım kalmıştı. :)
Artık uğraşmak istemediğim için "burada bitti" diyebilirim ama şikayetlerim aynı şekilde devam ederse kendi şehrime gittiğimde tekrar muayene olacağım. En azından yabancısı olmamış olurum. Şimdilik, daha önce kullandığım ve iyi geldiğini kesinlikle bildiğim bir ilaçla kafama göre devam ediyorum. Çok şükür ki onu yazdırabildim. :) Hemen iyi geldi. :D

Sokak Kedisi dedi ki...

Merhaba,

Yazınızı okurken yer yer gülümsedim tabii ama son tesbitinizde o kadar haklısınız ki.

Sanki bizler can taşıyan insanlar değiliz de bir tomar et yığınıyız.

İlk olarak kendilerine kolay gelen veya daha ticari olan yöntemi seçmelerini anlayamıyorum, bu mantık insani gelmiyor bana ne yazık ki :(

Çok geçmiş olsun, hepimiz işinin ehli ve yemininin izinde hekimlerle karşılaşalım inşallah ..

Sevgiler

Marjo on makeup frenzy dedi ki...

ah canım geçmiş olsun, tüylerim diken diken oldu yazdıklarını okurken :( çok zor biliyorum yakınlarımdan, hatta sprey de kar etmiyormuş hissediliyormuş öyle diyorlar. inşallah ultrasonda da önemli bir şey çıkmaz.. (yorumlardan okuduğuma göre bir şey çıkmamış sanırım) doktorlardan ben de nefret ediyorum, baş ağrım için koymadıkları tanı, vermedikleri ilaç kalmamıştı.. ilk gittiğim gün migren ağrısı bence lafıma 8 aylık tetkiklerin sonucunda (bu sürede depresyon tanısıyla antidepresan bile vermişlerdi) migrenden şüpheleniyoruz bu kadar tahlilin üstüne bir de *çok afedersiniz* dışkı örneğinizi de getirmeniz lazım dedikleri gün benim doktor muhabbetim sona erdi :S

babegazelle dedi ki...

aman geçmiş olsun annem çekio aynından gerçi gerek duymadılar onda endoskopiye ama pis bişi atlatırsın umarım:D

Batuhan Doğu Alkaya dedi ki...

Bende öyle bir hikaye var ki ; anlatsam şaşırırsın =) ama yeri burası değil..

Bu arada bana kızmış olabilirsin ablacığım ; sanmaki okumadım umursamadım o yazdıklarını ; ama çok uzağım artık internete ben ; çok ara veriyorum bu dönem ; canım sıklıyor.. Dersler yoğunlaşıyor artık .. :/

Umarım yanlış anlamadın beni ..

Seni seven , saygı duyan okurun ben :)

Serkan Özçalık dedi ki...

Bu tür şikayetlerde ilk olarak endoskopi önerilir. Pataloji sonucu eğer belirtilen şikayetleri oluşturcak gibi görünmüyorsa batın us önerilir. Safra kesende taş olabilir. Burası Türkiye diye isyan etmenize gerek bu yüzden...

CHAOTIC dedi ki...

@Serkan bey; bu işlerdeki prosedürü ben bilemem fakat bu işlerin ters gittiği gerçeğini ve yapılan saygısızlıkları değiştirmiyor. Maalesef, devletin her kademesinde durum böyle. Yığılma, randevu saati verildiği halde ilgili kişiyi dakikalarca bazen saatlerce beklemek zorunda kalma, saygısızlık... gibi, gibi, gibi... Ayrıca safra kesemde de taş çıkmadı. Teşekkürler...

şirinem dedi ki...

canım mimlendin bir ararbana uğra