21 Şubat 2008 Perşembe

Paylaşmak

Bu zamana kadar neyi hedeflediysem hiçbir zaman sevgisiz düşünmedim hiçbir şeyi... Sevgi dolu olmak, güzel şeyler yaratmak, yarattıklarımı da daima paylaşmak istedim. Bu blogun yaratılmasındaki amaç da bu; paylaşmak...

Çoğunlukla yüreğime inanırım ben, yüreğimin götürdüğü yere, onun sesine giderim fakat beynimin ağırlığını ve aklımın varlığını da hissederim omuzlarımın üzerinde...

Kendimi bildim bileli yazıyorum; bir gazete parçasına, samanlı bir kağıda, bazen bilgisayarıma bazen de aklıma... Eskiden insanlara çok daha fazla yakındım şimdi daha uzak ve mesafeliyim. Çok az ve öz dostum olmasına dikkat ediyorum. Belki bu beni biraz daha yazmaya ve yalnızlığa itiyor ama, "kalabalık mı, huzur mu?" diye sorsanız kesinlikle "huzur" derim. Hani bir laf var ya, "tuzsuz aşım,dertsiz başım" diye... Aynen öyle. 

Heyecanlı, sabırsız, hemen sarılıveren, yüreğini açan taraflarımı hala düzeltmeye çalışıyorum. Daha mesafeli, daha uzak ve daha çok bekleyen bir kişiliğim oldu bütün bunların sonucunda... Bu iyi mi, kötü mü bilemiyorum ama gerçekler var hayatımda herkesde olduğu gibi. Bir ailem var...

Her gün hesaplaşma içindeyim kendimle, kendimi eleştirmediğim bir günüm dahi geçmiyor. Yazıyorum, karalıyorum, çiziyorum, düşünüyorum ve bütün bunların sonucunda nasıl daha doğru bir eş, nasıl daha doğru bir anne olabilirimin hesabını yapıyorum. Mükemmeliyetçilik... Yıpratıcı ama mükemmele ulaştığınızda duyduğunuz huzur ve sevinç hiçbir şeyle kıyaslanamaz.

Hayallerim var çoğunuzun olduğu gibi... Geleceğimde çok hoş şeyler görmeyi ümit ediyorum, çocuklarımdan yana, sevdiklerimden yana... Mesela Paris'e gitmek istiyorum, o "Işık Şehir"e... Sosyetede sakız olmuş Champs Elysees'de, biz eşimle sarmaş dolaş gezerken fonda, Alizee'den "Moi, Lolita" şarkısı...

İngilizcemi daha da geliştirmek istiyorum, şu yazdıklarımı daha da edebileştirmek istiyorum, çok şey öğrenmek istiyorum, üç dil daha öğrenmek istiyorum mesela.

Gerek sözel gerekse davranışsal olarak çoğu insana yanlış gelir; "gözü yukarıda olmak". Ama insanın yüksek sınırları da olmalı ve bana göre gözü hep yukarıda olmalı, hedeflediği o yüksek hayallere kanca atmalı. Bir söz var: "Yıldızları hedefleyin. Ulaşamasanız da yükselirsiniz" diye... Çok doğru! Hayalleri olsun insanın; Ay'a gitsin, Mars'a gitsin, Venüs'e gitsin...  :)

Aşk... Sevgi... Çok yoğun hislerim var; çoğu zaman açığa çıkartamıyorum bile. Aşk, sadece karşı cinse, sevgiliye, eşe duyulabilen bir duygu değil ki, ben çocuklarıma da aşığım, dostlarıma da, onlarsız yaşayamayacağım, yapamayacağım her şeye aşığım... Şu an çalan şarkıyı da aşkla dinliyorum, bu yazıyı da aşkla yazıyorum ve tüm bunları yaparken önümdeki şamfıstıklı çikolatayı da aşkla yiyorum.  :)

Hayatınızdan aşklarınız, sevgileriniz ve hayalleriniz hiç ama hiç eksik olmasın.
"Elalem ne der?" hesabı yapmadan gözünüzü de yukarılara dikin lütfen, bundan da korkmayın, çekinmeyin.

Sevgilerle...

3 yorum:

Recep Hilmi Tufan dedi ki...

Gerçekten güzel bir blogunuz var tebrikler...

Onur ALMIŞLAR dedi ki...

Haydin Hayırlı olsun efenm. Vay be 1 yıl ldu mu yahu? :) Hadi nice yıllara...

Onur ALMIŞLAR dedi ki...

Hahaha :) Ya ben yorumu blogun 1. Yaşına yazdım sanıyordum. Yanlış yere yazmışım :)