6 Eylül 2008 Cumartesi

"Yayınlamak" mı, "Yayımlamak" mı?

Birkaç gündür zihnimi, "yayınlamak" ve "yayımlamak" kelimeleriyle meşgul etmekteyim. Türkçe'yi doğru konuşmaya ve yazmaya çok dikkat eden bir insan olarak özellikle bloga yazı yazarken, kullanacağım yerdeki doğruluğundan veya yazılışından yüzde yüz emin olmadığım kelimeleri Türk Dil Kurumu'nda arayıp mutlaka kontrol ettikten veya nasıl yazıldığını öğrendikten sonra kullanırım. Bilmiyorum belki de bir takıntı bu fakat okul yıllarından beri süregelen bir alışkanlık.

Kelimelerle aram her zaman iyi olmuştur. Zira dünyanın en ünlü kelime oyunu "scrabble" da en sevdiğim oyundur. www.oyunus.com adlı sitedeki "wordabula" da bu oyunun web ortamındaki halidir. Bu oyun sayesinde öğrendiğim kelimelerin de haddi hesabı yoktur. Eğer karşınızda iyi bir rakip varsa ya da özellikle bilgisayarla oynuyorsanız bugüne kadar duymadığınız ya da duyup da anlamını bilmediğiniz sayısız kelime öğrenebilirsiniz. Kimyasal elementlerin kısaltmaları da cabası... Bu oyunu çoğunlukla Berkay'la (oğlum) beraber oynadığımızdan, o da hemen hemen bütün elementleri kısaltmaları ile birlikte size sayıp dökebilecek, "jüt", "jig", "ojit" gibi kelimelerin anlamlarını tereddütsüz açıklayabilecek bir seviyede... Bilgisayarda online oynamasına izin verdiğim, onun da çok sevdiği ve başka bir oyunu ona tercih etmeyeceği tek oyundur "wordabula".

Gelelim "yayınlamak" ve "yayımlamak" kelimelerine... Bloga yazı yazdıktan sonra "yayınla" butonu her ne kadar beni, -"bu yazıyı da bu vesileyle yayınladım" örneğinde olduğu gibi- "yayınladım" demeye zorlasa da ben hep içimde bir yerlerde o kelimenin, "yayımladım" olması gerektiğinden yanaydım. İki kelime arasındaki farkı çok net bilmememden ve epey zamandır da bu kararsızlığı yaşamamdan dolayı bugün "google ana"ya sordum. Ben Google'a, "Google Ana" diyorum çünkü her sıkıştığımızda kapısını çaldığımız ya da telefonla ulaşıp, "bu çorbanın terbiyesine un katılıyor muydu?", "sütlaça şekeri ne zaman ekliyorduk?", "bebeğim ayaklarını karnına çekerek ağlıyor, gaz sancısı olabilir mi?" gibi yüzlerce sorunun cevabının saklı olduğu bir anne gibi... Google ana sağolsun, kafamdaki her soru işaretine hızır gibi yetişiyor. Her ne kadar dijital dünyanın soğuk mavi ışığı, bir anne sıcaklığı ve şefkatinin yerini hiçbir zaman tutamasa da bana şüpheye yer bırakmayan bilgiler verebiliyor. Ki annem bu soruyu zaten yanıtsız bırakırdı; "yayınlamak" mı, "yayımlamak" mı? İşte çeşitli yerlerde bulduğum ve bana gelen açıklamalar:

Ne yazık ki yanlış bir kullanım olan "yayınlamak" sık kullanılmakta, hatta yayımlamak sözcüğünden daha sık kullanılmakta. Yine de "Galat-ı meşhur, lügât-ı fasîhten evlâdır" düsturunca yanlış ama yaygın diyerek kullanmamız uygun düşmez. Bir çok eğitimci ve dil bilimi uzmanı bu konuda hemfikir. Çoğu uzman bu konuda fikrini "yayımlamak" tan yana kullanmıştır, örneğin Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bülteni'nde de bir profesörümüzün bu hataya ilişkin bir yazısını okumuştum yıllar önce... Dil Derneği'nin Türkçe Sözlük'ünü incelediğinizde de göreceğiniz gibi, "Kitap, gazete, dergi gibi şeyleri basmak ve dağıtmak" anlamında "yayımlamak" eylemi kullanılmaktadır. Bu sözcük eskiden "neşretmek" eylemiyle karşılanırdı. "Yayınlamak" eylemi yoktur. Yayımlanmış şeylerin adı "yayın"dır; eski karşılığı da "neşriyat"tır.
Sevgi Özel
Dil Derneği Başkanı

TDK'dan bu konuda bana gelen yanıt: Fiil olan "yayımlamak" sözü, Güncel Türkçe Sözlük'te şu biçimde tanımlanmıştır: 1. Kitap, gazete, dergi gibi şeyleri basmak ve dağıtmak, neşretmek. 2. Dinlenilecek, görülecek şeyleri radyo ve televizyonla sunmak, bildirmek, duyurmak. 3. Resmen bildirmek, açıklamak, ilan etmek. İsim olan "yayın" ise, "Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete gibi okunan veya radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen şey, neşriyat." olarak tanımlanmaktadır. Fiil olarak kullanılan "yayımlamak" sözü yerine, "yayınlamak" biçiminde bir yazım yanlış kabul edilmektedir. "Türk Dil Kurumu Yazım Kılavuzu bu yıl yayımlanacak." cümlesi, bu sözün doğru kullanımına bir örnektir. Bilgilerinizi rica ederim.
Prof. Dr. Şükrü Halûk AKALIN
Türk Dil Kurumu Başkanı

“Yayınlamak” mı, “yayımlamak” mı? Bu kelimelerin Türk Dil Kurumu sözlüğünde karşılığı var. Aslında ikisi de dilimizde olan ve kullanılan sözcükler ama anlamları, harf yakınlığından dolayı birbiriyle karıştırılıyor. Oysa ki yayımlamak; bir gazetenin basılımı vb. anlamlara gelir. “Yayınlamak” ise dilimizde yoktur, çünkü doğrusu “yayın”dır ve yayımlanmış olana denir. “Yayın” fiil değildir neticede, çünkü dilimizde -mak ekiyle kullanılamaz, “yayımlamak” vardır onun yerine ve konuşmalarda, yazışmalarda karıştırılan kelimedir.

Genel olarak yayınlamak mı yoksa yayımlamak mı olduğu tartışılan fiildir. Asli kullanımı bu başlıktaki şekli olup; yayma eylemidir. Görsel olsun, yazın alanında olsun eğer birşeyi arz ediyorsanız -yayıyorsanız- -mesela bir gazete- bu yayımlamaktır. Yayın ise üründür. Buna göre yayınlamak=ürünlemek gibi saçma bir anlama gelecektir. Gazeteyi basıp yaymak: yayımlamak; gazetenin kendisi: yayındır.

Bu duruma göre; "bloga girdiğimiz her yazıyı yayımlarız ve yayımladıktan sonra da her biri yayın haline gelir." diyebiliriz değil mi?

10 yorum:

Recep Hilmi Tufan dedi ki...

Tam Kelimelerin Soyağacı'na lâyık bir yazıymış bu. Güzel bir araştırma tebrikler...

hTc dedi ki...

Meraklı ve donanımlı anne=) Ne mutlu senin çocuklarına ki böyle bir anneleri var. Türkçe gerçekten çok değerli. Her ne kadar son yıllarda çürütülmeye ve İngilizce özentiliğine mağdur kalsa da yine de dilini dimdik ayakta tutan bir sürü insanı görmek mutluluk verici. Teşekkürler bilgiler için. Sevgilerle.

Kasımpatı dedi ki...

Bence de çok güzel bir araştırma olmuş : )

Sevgili chaotiC,
Bloguna yazarken gösterdiğin hassasiyet için seni kutluyorum.Aynı şeyi ben de yapıyorum biliyor musun.Yani aklıma bir kelime takıldığında ilk başvurduğum yer:TDK sözlük.
Evet,haklısın.YAYIMLAMAK doğru..
Az önce de ''birtakım'' sözcüğünün ayrı mı birleşik mi yazıldığını oradan bakıp teyip ettim.Birleşik tabii ki..
Sonuçta çok güzel bir yazı ortaya çıkarmışsın aynı zamanda.Tekrar kutluyorum..
Sevgilerimle.. : )

ChaotiC dedi ki...

Hepinize ben teşekkür ederim. Yorumlarınızla değer kattığınız için... Beni bu araştırmayı yapmaya sevk eden, bloggerda yorum bırakma penceresindeki, "yorumunuzu yayımlayın" ve yeni gönderi oluşturduktan sonra, "yazıyı yayınla" butonlarının bende yarattığı ikilemdir. Bu araştırmadan sonra en kısa zamanda, "yazınızı yayımlayın" olarak değişmesini umut ediyorum.

Kasımpatı dedi ki...

''Az önce de ''birtakım'' sözcüğünün ayrı mı birleşik mi yazıldığını oradan bakıp teyip ettim.''.....
Aman Allahım,bunu ben yazmışım akşam : )))
Tabii ki ''teyit ettim'' olacaktı.
Doğru yazım kurallarından bahsederken yapılacak şey mi bu şimdi? Düzeltiyorum :)

Sevgili ChaotiC;blogun çok zevkli ve yazıların harika..
Kutluyorum seni..
Sevgilerimle..

ChaotiC dedi ki...

Kasımpatı; bir kelimenin her ne kadar doğrusunu bilip yazmak istesek de zaman zaman klavyede yanlış bir tuşa basmanın azizliğine uğrayabiliyor insan. Özellikle de gece geç saatlerde daha sık olabiliyor bu tür hatalar. Ben seni gayet iyi anladım. Düzeltmene bile gerek yoktu. =) Esas ben sana teşekkür ederim. Bu kadar içten ifadelerin ve samimiyetin için. Ben de senin bloglarını ilgiyle ve severek takip ediyorum. Sevgiler.

Yusuf Şahintürk dedi ki...

Çok teşekkür ederim... ''Google Ana'' sayesinde sayfanıza ulaşıp yıllardır kafamda olan bir problemi çözdünüz...
Dostça Selamlarımla...

Not: Aşağıdaki ''Yorumunuzu yayıNlayın'' doğru mu acaba? :-)

Adsız dedi ki...

Benimde karsima son günlerde "yayimlamak" kelimesi fazlasiyla cikmaya baslayinca aradaki farkin ne oldugunu merak edip arastirmak istedim, bu güzel yaziniz cok yardimci oldu birsey daha ögrenmis olduk türkcemiz hakkinda elinize saglik

noldor dedi ki...

Merhabalar,

Araştırmanız ve yazınız güzel olmuş, tebrikler. Ancak bu konuda aksi görüşte olduğumu belirteceğim.

Burada TDK'nın son 8-10 senedir başına buyruk davranmasının bir sonucu yer almaktadır. Kelimelerin tarihi, ortaya çıkışı ve dilde kabul bulduğu şekli yok sayılamaz. Ancak bu söylediğim "şarz" - "şarj" örneğine benzetilmesin lütfen. Bu tamamen farklı bir durum.

Televizyon yayınlarının başladığı günden beri "yayınlamak" kelimesi de terim olarak türemiştir ve televizyon yayınları aracılığıyla dilimize yerleşmiştir. O zamanlar sadece devlet kurumunun televizyon yayını yaptığını düşünürsek, TDK hiç bir şekilde bu konuda düzeltme yapma gereği duymamıştı. Çünkü zaten yanlış kullanıldığını düşünmüyordu. Bu kelime bir terimdi. TDK'nın terimler sözlüğüne bakarsanız, "yayınlamak" kelimesi terimler sözlüğünde halen yer almaktadır.

http://tdkterim.gov.tr/?kelime=yay%FDnlamak&kategori=terim&hng=md

Lakin ne hikmetse, "yayımlamak" kelimesi büyük sözlükten çıkarılmıştır. 1990'lı yıllarda ilköğretimde ve daha sonrasında lisede ÖSS sınavlarına hazırlanırken, sıkça değinilen ve tartışılan bir konuydu bu. Hocalarımızın hepsinin kesin ve son açıklaması: "Kitap, dergi, gazete benzeri basılı yayınlar yayımlanır; televizyon, radyo programları yayınlanır" şeklinde olmuştu. "Yayın" kelimesi İngilizce'deki "broadcast" kelimesinin karşılayacak şekilde ortaya çıkmıştır.

Bir de şöyle bir açıklamada bulunmuşsunuz; "yayın" kelimesi fiil değildir, -mak ekiyle kullanılamaz, o yüzden "yayınlamak" diye bir kelime olamaz... Lakin bu yanlış bir yaklaşım olmuş. "Yayım" kelimesi de aynı mantıkla "yayımlamak" olamazdı o zaman. Burada "-la" eki kullanarak eylem yapma durumu söz konusudur ve yanlış bir durum yoktur. "Su" -> "Sulamak" gibi...

TDK, bu günlerde, asıl görevi olan dilimizi araştırmak ve geliştirmek yerine, dilimizi değiştirmek gibi bir görev üstlenebileceğini sanmaktadır. Bir kelimenin TDK onayından geçmemiş olması, her zaman o kelimenin yanlış olduğu anlamına gelmeyebilir. TDK başında bulunan bir kaç profesörün kendi görüşleriyle dil değiştirilemez.

Kişisel Blog dedi ki...

Benimde ikilemde kaldığım ve kafamı karıştıran sorunlardan birisiydi. Ama aslında mantıklı olan şu geldi. Televizyonda olanlar yayınlanır ve dergilerdeki vs. yayımlamak olarak kullanılması. Araştırma için teşekkürler :)